Sezaryene karşı puanlama değil kadın merkezli bakım

featured

Sağlık çalışanlarının çalışma koşullarını iyileştirmeyi amaçlayan Beyaz Reform kapsamında normal doğumun teşvik edilmesi amacıyla puanlama sistemi yeniden düzenlendi. Ancak sağlık uzmanları sistemde değişiklik için puanlama uygulamalarına sıcak bakmıyor. Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Hakları (CİSÜ) Platformu adına konuşan EBEARGE (Ebelikte Eğitim Araştırma Geliştirme Derneği) Başkanı Ayşegül Dönmez, “Normal doğumun teşvik edilmesi ve yüksek sezaryen oranlarının önüne geçilmesi için; puanlama sistemleri gibi iş barışını da bozan uygulamalar yerine kaliteli ve kadın merkezli bakım gerekiyor” dedi.

 

Dünyada her yıl yaklaşık 160 milyon doğumun gerçekleştiğini, doğum eylemi, doğum ve doğum sonrası erken dönemdeki risklerin türlerinin derecesinin ülkelere ve doğum ortamlarına göre değiştiğini aktaran Dönmez, sezaryen doğumun ihtiyaç olduğu durumlarda anne ve bebek için yaşam kurtarıcı olduğunu vurguladı. Dönmez, bir toplumda anne, yenidoğan ve bebek ölüm sayılarının yüzde 10-15 sezaryen oranıyla azaltılabileceğini belirterek ve Türkiye’deki sezaryen doğum sayısının artık vajinal doğumlardan çok daha fazla olduğuna dikkat çekerek, “Türkiye’de Sağlık İstatistikleri Yıllığı 2020 verilerine göre; sezaryen doğumların canlı doğumlar içindeki oranı yüzde 57,3’tür. Türkiye, OECD ülkeleri arasında sezaryen ile doğum oranının en yüksek olduğu ülkedir. Yüksek sezaryen doğum oranları bir halk sağlığı sorunudur” diye konuştu.

 

Puanlama sistemleri iş barışını bozuyor

Tüm dünyada sezaryen ile olan doğumların aşağıya çekilmesine yönelik bir eğilim olduğunu ifade eden Dönmez, ebelerin ülkelerinin doğum politikalarında önemli rol oynayabileceğini söyledi. Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’nın normal doğumu teşvik etmek amacıyla doğumhanelerin fiziki şartlarını yeniden düzenlediğini ve normal doğum yaptıran doktor ve ebelere ödül mekanizmaları kurduğunu belirten Dönmez, “Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği’ne göre kadın doğum uzmanları, asistanları ve ebelere normal doğumu teşvik amacıyla, sağlık tesisi puan ortalamasına kadar normal doğum teşvik ek puanı verileceği söyleniyor. Oysa normal doğumun teşvik edilmesi ve yüksek sezaryen oranlarının önüne geçilmesi için; puanlama sistemleri gibi iş barışını da bozan uygulamalar yerine kaliteli ve kadın merkezli bakım gerekiyor. Bu merkezler kapsamında doğum ağrısı korkusu olanlar için doğuma hazırlık sınıfları arttırılarak daha çok kadına ulaşılabilir” dedi.

 

Gebe Eğitim Programı oluşturulmalı

Türkiye’de sezaryen ve vajinal doğumun avantaj ve dezavantajlarının anlatıldığı bir gebe eğitim programının oluşturulmasının yararlı olacağını dile getiren Dönmez, bu program kapsamında spontan vajinal doğum, müdahaleli vajinal doğum, doğum analjezi ve anestezisi ile sezaryen hakkında kanıta dayalı bilgiler verilmesi gerektiğini belirtti. Dönmez, “Uluslararası ebelik uygulamalarının ülkemizde de işlerlik kazanmasını ve ebelik sistemi güçlendirilmesine yönelik politikalar oluşturulmasını istiyoruz. Hastanelere sezaryen hızlarının kanıta dayalı uygulamalara göre yapılmasına yönelik uygulamalar getirilerek, sezaryen hızlarını karşılaştırmak ve değerlendirmek için küresel standartlarda sınıflandırma sisteminin oluşturulmasına yönelik rehberler geliştirilmeli” dedi.

 

Multidisipliner Bakım Modeli

Bakımın öncelikle ebeler tarafından sağlandığı, riskli durumlarda kadın doğum uzmanlarının müdahale ettiği multidisipliner bir ebelik-doğum uzmanı bakım modelinin benimsenmesi gerektiğine işaret eden Dönmez, şunları söyledi: “Ebelik sistemlerinin güçlendirilmesi, gebelerin sezaryen riskleri konusunda bilgilendirilmesine önem verilmesi, gebe ve eşlerinin doğum konusunda eğitim almalarının sağlanması ve vajinal doğum ile ilgili korku, endişe, yanlış bilgi ve inanışlarının düzeltilmesi gerekiyor. Ebelik eğitimcileri örgün ve yaygın eğitimler sırasında sezaryen yönetimi ile ilgili uluslararası kuruluşların belirlediği rehberler doğrultusunda eğitim programlarını yeniden düzenlemeli ve ebelerin becerilerini arttırmaya yönelik teknoloji ile uyumlu eğitim teknikleri kullanmalıdır.”

 

Sektörlere Göre Sezaryen ve Primer Sezaryen Ameliyatlarının Hastane Doğumları İçindeki Oranı, (%), 2019, 2020

 

Sezaryen ameliyatı

Primer sezaryen ameliyatı

2019

2020

2019

2020

Sağlık Bakanlığı

41,8

42,8

15,9

16,8

Üniversite

70,4

71,4

35,3

36,4

Özel

71,8

74,1

39,8

41,8

Toplam

57,0

59,6

27,8

30,0

Kaynak: Sağlık İstatistikleri Yıllığı, 2020

 

 

CİSU Hakkında

CİSÜ Platformu, cinsel haklar ve üreme haklarının temel insan hakları kapsamına girdiği kabulüyle; cinsel sağlık ve üreme sağlığı haklarına ve hizmetlerine hiçbir ayrımcılık olmadan erişimi desteklemek üzere çalışan; ulusal ve yerel sivil toplum örgütleri, akademik kurumlar, meslek örgütleri ve akademisyenlerin bir araya gelerek bireyin özel hayatında ve kamusal alanda ortak savunuculuk çalışmaları gerçekleştirilmesini sağlamayı amaçlamaktadır. CİSÜ Platformu 2013-2018 yılları arasında Kahire +20 ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri Platformu adıyla çalışma yürütmüştür. Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu tarafından yürütülen Sivil Toplum Ağlar ve Platformlar Destekleme Programı tarafından desteklenen “Türkiye’de Üreme Hakları ve Sağlığı Platformunun Güçlendirilmesi” projesi kapsamında 2020 yılı şubat ayı itibariyle Platform çalışmaları yeniden aktive olmuştur. Platform cinsel sağlık ve üreme sağlığı, aile planlaması, kadın sağlığı, halk sağlığı, toplumsal cinsiyet eşitliği, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar, engellilik, sığınmacı ve mülteciler, gençlik ve hukuk alanında çalışmakta olan sivil toplum kuruluşları ve bireysel üyelerden oluşmaktadır.